ceza sistemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ceza sistemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Şubat 2012 Çarşamba

Çocukta Ceza Sistemi

Selam eğitimciler, ebeveynler ve diğerleri... Bu yazımdaki konu çocuğa verilen ceza ve ceza tarzı yaptırımlarla ilgili. Öncelikle kısa bir giriş yapalım, ceza ikiye ayrılır. Birinci tip ceza ve ikinci tip ceza olmak üzere. Şimdi diceksiniz "birinci ve ikinci diye nasıl ayrım yapılıyor" bunları da kısaca açıkladıktan sonra konumuza geçeceğim. Önemli bir nokta açıklamak istiyorum, yazılarımın bir kısmında "eğitimciler" diye bahsediyorum. Bu   "sadece eğitim fakülteliler veya eğitim bilimleri fakültesinden mezun olanlar eğitimcidir" demek değildir, bu yüzden çocuk yetiştiren herkes eğitimcidir (Doğru düzgün yetiştirenler tabiki...).

Birinci tip ceza: Bu tip cezada çocuğun sevmediği bir şey ortama konur yada çocuğun sevmediği bir şey kendisine yapılır; yani çocuk istenmeyen bir şey yaptığında "Salak mısın sen?" veya "Şimdi öldüreceğim seni!" ve hatta daha da ileri giderek vurulur veya dövülür (Ortama olumsuz bir şey koyma). Bilimsel açıklamada şöyle denir "fizyolojik bir ihtiyaç olan güven, huzur, veya yeme, içme, dışkılama ortamdan kaldırılır" olarak tanımlanır. Bu tip durumlara biz eğitim dilinde birinci tip ceza diyoruz.

İkinci tip ceza: Bu cezada ise çocuğun sevdiği bir şey ortamdan kaldırılır (Ortamdan olumlu bir şeyi kaldırma). Buna örnek olarak "madem sebze yemeği yemedin o zaman bu akşam bilgisayar oynamak yok" veya "madem derslerini yapmıyorsun o zaman çikolata yemek yok" örneklerini verebiliriz; ancak bu tip durumlarda dikkat etmemiz gereken bazı hususlar vardır, onlarada birazdan değineceğim. Birinci tip ile ikinci tip cezanın grafiği aşağıda bulunmaktadır.

Öncelikle bir kişi veya çocuğa neden ceza verildiğini açıklayalım, bu aslında tahmin edileceği gibi "istenmeyen davranışı ortadan kaldırmak" olmalıdır. Aksi taktirde bu cezadan çıkar, intikam alma gibi durumlara doğru gider. Bu yüzden ceza verirken dikkatli olunmalı, kendi egomuzu tatmin etmeye gitmemeliyiz. Bu yüzden her eğitimci mecbur kalmadıkça birinci tip cezaya başvurmamalı, illaki ceza verilecek ise ikinci tip ceza verilmelidir.

Yukarıdaki bulunan karikatürdeki ceza ikinci tip cezaya örnektir; çünkü ortama çocuk tarafından istenmeyen bir şey konulmaktadır. Nede olsa hiç bir çocuk tahtaya yüz defa aynı cümleyi yazmak istemez. Gelelim ceza verirken dikkat edeceğimiz hususlara:
  1. İkinci tip ceza tercih edilmeli
  2. Hangi davranışı neden cezalandırıldığını bilmeli
  3. Ceza vermeden önce uyarılmalı, löp diye ceza verilmemeli
  4. Hangi davranışı, yapması gerektiğini ona açıklanmalı
  5. İntikam amaçlı kullanılmamalı, rahatlamak için ceza verilmemeli
  6. Aynı istenmeyen davranışa, aynı ceza verilmeli tutarlı olunmalı (Her küfür ettiğinde TV izlememe cezası vermek)
  7. Davranış ortaya çıktığında ceza verilmeli, bir hafta önce yaptığı davranışı bugün cezalandırmamalısınız
Örnek Davranış: Çocuk akrabalarına durduk yere küfür etti.
Birinci Tip Ceza: Dövmek, Azarlamak...
İkinci Tip Ceza: Sevdiği oyuncağı elinden almak, Dışarı çıkma iznini kaldırmak...
Unutmayın, birinci tip cezada anlık olarak davranışı bastırırsınız, hıncınızı alırsınız ve davranış biter, sonra çıkma ihtimali yüksektir, davranış değişikliği kısa vadelidir; ancak ikinci tip cezada ise uzun vadede davranış değişikliği sağlarsınız, davranışı tamamen bitirirsiniz, o anda davranış bitmeyebilir ancak cezayı çekmeye başladığında pişman olacaktır. Cezayı neden verdiğinizi de söylemeyi unutmayın. Cezanın alternatifleri de var tabi ki; ama onları farklı bir yazımda anlatacağım. Kalın sağlıcakla...

12 Şubat 2012 Pazar

Eğitim Psikolojisinin Yanlışları

Selam canlar, bu güne kadar herkes bir eğitim sürecinden geçmiştir. Zaten bu blog'u okuyanların hepsi bir eğitim sürecinden geçip, okuma aşamalarını geçerek benim yazdıklarımı anlayabilmekte; ancak eğitimin neredeyse temelini oluşturan Öğrenme Psikolojisi'nin bir kaç bölümünde bulduğum yanlışlıklar var. Bu yanlışlıklar, İnsan Nasıl Öğrenir ana başlığının altında "Davranışçı Yaklaşım" ve bunun da altında bulunan "Klasik Koşullanma" mucidi Ivan Pavlov'un buluşudur. Diğeri ise "Edimsel Koşullanma" ana başlığı altında bulunan "Ceza Sistemi" alt başlığının "2. Tip Ceza" bölümünde bulunmaktadır. Bunları kanıtları ile birlikte açıklayacağım.

Öncelikle klasik koşullanmada bulunan yanlışlığı göstereyim. Ufak bir tanım yapmak gerekirse, klasik koşullanma kişinin veya bir canlının uyarıcıya göre tepki göstermesine denilmektedir. Ivan Pavlov'un deneyini örnek göstermek gerekirse, aç bir köpeğe et gösterilir ve köpekte açlığından dolayı salya salgılar. Bu olay eğitim derslerinde şu şekilde gösterilir.
Et + Köpek ----> Salya 

Gelelim koşullanma kısmına. Koşullanma ise bir kişi veya canlının, işlem tekrarlanmasıyla nötr uyaranın (yani normalde tepki vermeyeceği bir cisim) koşullu uyaran haline gelme işlemine denilmektedir. Bu olayların tümüne  klasik koşullanma denir. Klasik koşullanma da eğitim derslerinde şu şekilde gösterilir.

Et + Köpek ----> Salya 
Zil + Et + Köpek ----> Salya 
Zil + Et + Köpek ----> Salya 
(Bu durum tekrar edilir...)
(Tekrar edilme sonucunda)
Zil + Köpek ----> Salya 

Davranışına ulaşılır, bu durumu açıklayacak olursak; et aç bir köpekte salya oluşmasını sağlar. Etten önce (Fazla zaman geçirmemek üzere) zil sesinin duymasını sağlayıp, bu durumu da tekrar ettiğimizde köpek şöyle düşünür "ulan zil çalınca et geliyor" bu durumda da salya ortaya çıkar. Şimdi'de gelelim bu işlemin yanlışlığına...

Et + Köpek ----> Salya 
Zil + Et + Köpek ----> Salya 
Zil + Et + Köpek ----> Salya 
(Bu durum tekrar edilir...)
(Tekrar edilme sonucunda)
Zil + Köpek ----> Salya 
(Buraya kadar normal ancak düz mantıkta hareket edersek)
Salya ----> Zil + Köpek
veya
Salya ----> Et + Köpek
(Olması gerekir; ancak olmuyor bu durumda bilgi tamamen yanlıştır.)


Gelelim ceza sisteminin, 2. tip ceza bölümündeki "görmemezlikten gelme" yöntemine. Bu yöntemi kısaca açıklama gerekirse, açığa çıkan davranış görmemezlikten gelinir ve davranışı çıkartan kişi karşıdan bir tepki görmediği için davranışından vazgeçer. Örnekle açıklayalım; bir çocuk alışveriş yaparken küfür eder ve yanında duran veli bu davranışına tepki vermez (yapma lan geri zekalı, aynı babası pezevenk, ağzına sıçayım senin salak gibi...) ve mevcut davranışından vazgeçer. Bu durum eğitim derslerinde aşağıda bulunan şekildeki gibi açıklanır.
Bu şekli yorumlatacak olursak, kişi davranışına başlar ve davranış sıklığı x düzeyine kadar yükselir eğer biz bu durumu görmemezlikten gelirsek, kişideki davranış durumu (2. tip cezaya göre) azalmaya başlar ve kişinin küfür etmesinin azaldığını görürüz; ancak aşağıdaki videoyu izlediğimizde bunun böyle olmadığını görürüz.
Bu videoda izlediğimiz çocuk "Şşşt!" sözcüğünü duyduğunda ve daha sonra velinin umursamadığında davranışın dahada arttığını ve veliyi "şimdi bu çocuğu öldüreceğim" durumuna getirdiğini görürüz. Bu durumdaki çocuğun davranış grafiği aşağıdaki gibidir.
Yukarıda gördüğümüz şekil çocuğun davranış grafiğini göstermektedir yani bu ikinci tip cezada "görmemezlikten gelme" durumu yanlıştır. Sevgili eğitimciler bu yazımda mavi renkte ve kalın olarak yazılan yazılar benim uydurmalarımdır lütfen dikkate almayınız, diğer renkte yazdıklarım gerçektir. Bu arada Klasik Koşullanma da köpek şöyle düşünüyor olamaz mı? "yahu! bu pavlov'da zil çalınca et getiriyor" köpeğin beynine girip düşündüğünü görebilen teknolojiye ulaşmak lazım.  Kalın sağlıcakla...